• Vazgeç
    Filtrele
Filtrele

MÜZELİK ve KOLEKSİYONLUK ESERLER MÜZAYEDESİ | 29

Sayın koleksiyoner ve sanatseverler eserlere pey vermek ve "Online Canlı Müzayede"ye katılmak için web sitemiz üzerinden üye olunuz. İlgilendiğiniz eserler ile ilgili olarak +90 538 833 1391 no'lu telefondan randevu oluşturabilir, The RITZ-CARLTON Residence'daki adresimizde eserleri yakından inceleyebilir ve uzmanlardan bilgi alabilirsiniz.

Müzayedemizde uygulanan komisyon oranı %15, KDV oranı ise %18'dir. Ödeme süresi müzayede bitiminden sonra 7 (yedi) iş günüdür, ödemelerde o günkü "TC Merkez Bankası" döviz kuru esas alınır. Açık arttırma sonrası "SATIŞ İPTALİ, CAYMA HAKKI, veya ALIMDAN VAZGEÇME" söz konusu değildir, cezai şart olarak %30 aracılık hizmeti uygulanır.

Müzayedelerimizde beğeniye sunulan tüm eserler konusunun en değerli uzman ve otoriteleri tarafından ekspertiz edilmekte, ayrıca Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Topkapı Sarayı Müzesi, Ayasofya Müzesi, Türbeler Müzesi, Vakıflar ve Askeri Müze uzmanları tarafından incelenerek onaylanmaktadır.

Lot: 7 » Porselen

OSMANLI 19.YÜZYIL SARAY İŞİ YILDIZ PORSELEN KAPAKLI VAZO

“Yıldız Çini Fabrika-i Hümâyûnu”

19.Yüzyıl. Osmanlı. Ay-Yıldız imalat damgalı. Hicri 1312/11 tarihli. Eski Türkçe “Osmanlı Toprağı” ibareli. Sultan II.Abdülhamid Han (1876-1909) dönemi Yıldız Çini Fabrika-i Hümâyûnu özel üretimlerinden. Art-Nouveau üslubunda imal edilmiş. Beyaz hamurlu, beyaz astarlı, şeffaf sırlı, sıraltı “İmparatorluk Mavisi” tabir edilen renkte. Dört yüzeyine altın yaldız çerçeveli paftalar içerisinde üst düzey fırça kalitesinde peyzajlar resmedilmiş. Yoğun altın yaldız bezemeli.

Müstesna eserin tıpkı benzerleri Topkapı Sarayı Müzesi Koleksiyonu’nda (Envanter No: 34/198 ve 34/199) ve Ankara Etnografya Müzesi Koleksiyonu’nda yer almaktadır. Kapak tutamağı kozalak formunda, restoreli. Eserin damga örneği “Porselencilik Tarihi” kitabı sayfa 116’da mevcut olup diğer açıklamalar sayfa 63/69’da yer almaktadır. Türk Porselen Sanatı’nın benzer örnekleri “Saray Koleksiyonları”nda yer alan yüksek kıymette koleksiyonluk bir şaheseridir.

Literatür: Eserin tıpkı benzerleri “Topkapı Sarayı Müzesi Yıldız Porselenleri, Hülya Kalyoncu” kitabının 462. ve 463. sayfalarında yer almaktadır.

Referans: Porselencilik Tarihi, 1941 / Hüseyin KOCABAŞ

Ölçüler: 25 x 11 x 11 cm.

Türk Çini Sanatı’nı canlandırmak, yeni bir yön ve hız vermek amacıyla Sultan II. Abdülhamid (1876-1909) tarafından 1891 yılında Yıldız Sarayı bahçesinde Yıldız Çini Fabrika-i Hümâyûnu kurulmuştur. Hemen üretime başlayan Fabrika, 1894 depreminde zarar görmüş, aynı yıl İtalyan Mimar Raimondo d’Aronco’ya adeta yeniden yaptırılmıştır. Sultan II. Abdülhamid’in sanata olan ilgisi, Batı ülkelerini görüp yeni teknolojilerin ülkeye getirilme isteği, Anadolu'da yüzyıllar boyunca geliştirilmiş olan çini ve seramik sanatının yeniden canlandırılması düşüncesi, bu Fabrika’nın yapımında etkili olmuştur. Fabrika’nın kuruluşunda gerekli olan ileri teknoloji, her türlü malzeme ve kalıp, Fransa'daki Sèvres ve Limoges fabrikalarından getirilmiştir. Yıldız Çini Fabrika-i Hümâyûnu’nda üretilen eserlerin tümünde fabrikanın orijinal amblemi olan ay-yıldız damgası yer almaktadır. Damganın hemen altında eserin hangi yılda üretildiği yazılıdır. Hereke Fabrikası gibi bir imparatorluk fabrikası olan Yıldız Çini Fabrika-i Hümâyûnu’nda üretilen porselenler, öncelikli olarak son dönem saray, köşk ve kasırların dekorasyonunda kullanılmış ve armağan olarak yabancı hanedanlara sunulmuştur. Fabrikada birçok yerli ve yabancı sanatçı çalışmıştır. Bu sanatçıların en önemlilerinden biri olan Halid Naci, padişah tarafından yetiştirilmek üzere Sèvres Porselen Fabrikası'na gönderilmiştir. Fabrikanın kurulduğu ilk yıllarda üretilen eserler, form ve bezeme açısından Fransız porselenlerinin etkisindedir. Yıldız Çini Fabrika-i Hümâyûnu’ndaki üretim, 1909 yılında, Sultan II. Abdülhamid’in tahtan indirilmesiyle durdurulmuştur. Bu dönemde Müze-i Hümâyûn Müdürlüğü'ne bağlanan fabrikanın yeniden üretime geçmesi için Müze-i Hümâyûn’un müdürü olan Osman Hamdi Bey girişimlerde bulunmuştur. 1910 yılında Osman Hamdi Bey'in ölümüyle Halil Edhem Bey, Yıldız Çini Fabrika-i Hümâyûnu'nu yeniden çalıştırma hazırlıklarına başlar ve 1911 yılında fabrikada yeniden üretime geçilir.

Detaylar
Lot: 8 » Porselen

OSMANLI 19.YÜZYIL SARAY İŞİ YILDIZ PORSELEN TABAK

“Yıldız Çini Fabrika-i Hümâyûnu”

19.Yüzyıl. Osmanlı. Ay-Yıldız imalat damgalı. Hicri “1310 Sene 1330” olarak çift tarihli. Sultan II.Abdülhamid Han (1876-1909) dönemi Yıldız Çini Fabrika-i Hümâyûnu özel üretimlerinden. Kallavi ebatlarda, kenarları dilimli, yayvan ve çukur forma sahip. Beyaz hamurlu, beyaz astarlı, şeffaf sırlı. Sıradışı ve görülmemiş dekora sahip eserin yüzeyine stilize floral tezyinat üzerinde uçuşan kelebekler tasvir edilmiş, üç noktalı çintemaniler ile zenginleştirilmiş. Eserin damga örneği “Porselencilik Tarihi” kitabı sayfa 116’da mevcut olup diğer açıklamalar sayfa 63/69’da yer almakta. Fevkalade kondisyonda. Türk Porselen Sanatı’nın benzer örnekleri “Saray Koleksiyonları”nda yer alan, yüksek kıymette ele geçmez müzelik bir örneğidir.

Referans: Porselencilik Tarihi, 1941 / Hüseyin KOCABAŞ

Çap: 33 cm.
Derinlik: 5 cm.

Türk Çini Sanatı’nı canlandırmak, yeni bir yön ve hız vermek amacıyla Sultan II. Abdülhamid (1876-1909) tarafından 1891 yılında Yıldız Sarayı bahçesinde Yıldız Çini Fabrika-i Hümâyûnu kurulmuştur. Hemen üretime başlayan Fabrika, 1894 depreminde zarar görmüş, aynı yıl İtalyan Mimar Raimondo d’Aronco’ya adeta yeniden yaptırılmıştır. Sultan II. Abdülhamid’in sanata olan ilgisi, Batı ülkelerini görüp yeni teknolojilerin ülkeye getirilme isteği, Anadolu'da yüzyıllar boyunca geliştirilmiş olan çini ve seramik sanatının yeniden canlandırılması düşüncesi, bu Fabrika’nın yapımında etkili olmuştur. Fabrika’nın kuruluşunda gerekli olan ileri teknoloji, her türlü malzeme ve kalıp, Fransa'daki Sèvres ve Limoges fabrikalarından getirilmiştir. Yıldız Çini Fabrika-i Hümâyûnu’nda üretilen eserlerin tümünde fabrikanın orijinal amblemi olan ay-yıldız damgası yer almaktadır. Damganın hemen altında eserin hangi yılda üretildiği yazılıdır. Hereke Fabrikası gibi bir imparatorluk fabrikası olan Yıldız Çini Fabrika-i Hümâyûnu’nda üretilen porselenler, öncelikli olarak son dönem saray, köşk ve kasırların dekorasyonunda kullanılmış ve armağan olarak yabancı hanedanlara sunulmuştur. Fabrikada birçok yerli ve yabancı sanatçı çalışmıştır. Bu sanatçıların en önemlilerinden biri olan Halid Naci, padişah tarafından yetiştirilmek üzere Sèvres Porselen Fabrikası'na gönderilmiştir. Fabrikanın kurulduğu ilk yıllarda üretilen eserler, form ve bezeme açısından Fransız porselenlerinin etkisindedir. Yıldız Çini Fabrika-i Hümâyûnu’ndaki üretim, 1909 yılında, Sultan II. Abdülhamid’in tahtan indirilmesiyle durdurulmuştur. Bu dönemde Müze-i Hümâyûn Müdürlüğü'ne bağlanan fabrikanın yeniden üretime geçmesi için Müze-i Hümâyûn’un müdürü olan Osman Hamdi Bey girişimlerde bulunmuştur. 1910 yılında Osman Hamdi Bey'in ölümüyle Halil Edhem Bey, Yıldız Çini Fabrika-i Hümâyûnu'nu yeniden çalıştırma hazırlıklarına başlar ve 1911 yılında fabrikada yeniden üretime geçilir.

Detaylar
Lot: 9 » Porselen

MEISSEN 18.YÜZYIL KONT MARCOLINI DÖNEMİ “SAX” PORSELEN BONBONNIÈRE

18.Yüzyıl. Sax. Meissen imalat damgalı (Çifte Meç), Kont Marcolini (1774-1815) dönemi. Osmanlı Sarayı ve yakın çevresi için özel olarak tasarlanılarak imal edilmiş “Sax” porseleni. Eserin damgası “Porselencilik Tarihi” kitabı sayfa 89’da mevcuttur. Beyaz hamurlu, beyaz astarlı, şeffaf sırlı, sıraltına “Pompadour Pembesi” renkte. Yüzeyi yoğun altın yaldız stilize floral motiflerle çevrili madalyonlar içerisine üst düzey fırça kalitesinde tasvir edilmiş çiçek buketleri ile dekorlu, altın yaldız konturlu. Kapağı dalında gonca gül formunda realist tutamaklı. Fevkalade kondisyonda. Osmanlı’nın yüksek zevkini gözler önüne seren nadir koleksiyonluk eserdir.

Referans: Porselencilik Tarihi, 1941 / Hüseyin KOCABAŞ

Ölçüler: 12 x 13 cm.

Alman aristokrat Kont Camillo Marcolini 1774-1815 yılları arasında Meissen Porselen Fabrikası’nın başına geçmiş ve Meissen Porselenleri’nin eski başarısına ve ününe kavuşmasını sağlamıştır. Özellikle Osmanlı zevkine uygun eserler üreten fabrikanın en önemli alıcıları yine Osmanlı Sarayı ve yakın çevresi ile Osmanlı zenginleri olmuştur. Fakat Napolyon Savaşları’nın patlak vermesiyle bu ihracat dönemi kısa sürmüştür. Sıraltı maviyle birbirine çapraz olarak geçen kılıçlar ve kabzaları arasına koyulan yıldız (Çifte Meç) Marcolini dönemini belirleyen damgalar olmuştur.

Detaylar
Lot: 10 » Porselen

VİYANA 18.YÜZYIL SARAY İŞİ “SAX” PORSELEN ZENNE LEĞEN İBRİK TAKIMI

18.Yüzyıl. Avusturya. Sax. Viyana imalat damgalı (mavi sepet damga). Osmanlı Sarayı Yüksek Erkânı için özel olarak tasarlanılarak imal edilmiş “Sax” porseleni. Osmanlı Saraylısı’nın estetik ve zevk anlayışının en güzel örneklerinden, “Zenne” tip. Benzer örneği Topkapı Sarayı Müzesi Koleksiyonu’nda yer almakta. İbrik, sabunluk ve leğen olmak üzere 3 parçadan müteşekkil. Beyaz hamurlu, beyaz astarlı, renksiz şeffaf sırlı, sıraltına çok renk realist çiçek buketleri ve stilize floral motiflerle tezyinli. Krokodil desenli, altın konturlu. Rokoko üslubunda yoğun altın yaldız bezemeli. Leğeni kallavi ebatlarda, sabunluğu aykırı formda ve ajurlu. İbriği zenne boyda, taşıma kulplu ve emzikli, kapak tutamağı çiçek formunda. Fevkalade kondisyonda, eksiksiz ve kusursuz tam takım.

Eserin damgası “Porselencilik Tarihi” kitabının 105.sayfasında yer almakta. Osmanlı Sarayı ve çevresine 18.Yüzyıl’da Meissen ile birlikte en fazla sipariş edilen Viyana Porselenleri’nin yüksek kıymette ele geçmez bir şaheseri ve müzelik örneğidir.

Referans: Porselencilik Tarihi, 1941 / Hüseyin KOCABAŞ

İbrik Ölçüsü: 27 x 19 cm.
Sabunluk Çap: 24 cm.
Leğen Ölçüsü: 8 x 32 cm.

Avrupa’da porselen sanayi 18.Yüzyıl ile beraber başlar. Gerçi bu zamana kadar çok yüksek kalitede fayans imal edilmiş ise de kaolin porseleni tabir edilen sert kaya porseleni imali ancak 1709 tarihinde başlamıştır. Bu fabrikalarda Osmanlı pazarı için imal edilen porselen çeşitlerinin Türk’ün asil zevkine göre yapılması, Türk desenlerinin Avrupa’da yayılmasında mühim rolü olduğunun işaretidir. Şarkta resmin şiddetle günah sayıldığı bu devirlerde en iyi alıcı olması dolayısı ile Türkiye Saks ve Viyana fabrikaları işleri üzerinde mühim tesirler yapmış, fabrika tezgâhlarında şark imalatı için hususi teşkilatlar vücuda getirip, canlı şekillerin tasvirleri yerine rengârenk çiçek demetlerinin, gül destelerinin bin bir güzelliklerini yalnız Türkiye için nakşetmişlerdir. Topkapı Sarayı Müzesi ile diğer müzelerdeki büyük koleksiyonlarda hayretle seyrettiğimiz Avrupa porselenleri arasındaki Türkiye için hazırlanmış eserleri üzerlerindeki tezyinattan tanımaktayız. Saksunya Kralı Frederick Auguste tarafından Dresden’de kurulan fabrikada 1710 tarihinde oldukça mükemmel bir halde yapılmağa başlanan porselencilik ile Viyana’da yapılan porselen imali, mamulatı itibariyle aynı denecek kadar kalite ve görsel benzerliğe haiz olduğundan bizde Saksunya ya da SAX denince bu iki fabrikanın porselenleri birden hatıra gelir. Bu fabrikalar Türkiye için on dokuzuncu asır sonlarına kadar bu şekilde hususi ihracat yapmışlardır. Yalnız bu işlerin harcı âlem bir meta değil lüks eşyası olarak o zamanda dahi birkaç altın liradan aşağı tedarik edilmediğini unutmamak lazımdır.

Detaylar
Lot: 18 » Seramik

OSMANLI 16.YÜZYIL İZNİK SERAMİK “AV SAHNELİ” TABAK

16.Yüzyıl sonu, 1590’lar. Osmanlı, İznik. Müstesna eserin merkezi stilize motiflerin sarmaladığı aslan, kaplan ve tavşan figürleri ile oluşturulmuş “Av Sahnesi” tasvirli. Aslan motifi güç, kuvvet ve taht sembolüdür, hayvan mücadele sahnelerinde ise gök unsuruna uygun olarak zafer kazanan bir durumdadır. Kaplan, güç ve yiğitlik sembolü, tavşan ise bolluk, kurnazlık ve iyi şansa işarettir. Beyaz hamurlu, beyaz astarlı, renksiz şeffaf sırlı. Yuvarlak formlu, halka dipli, çukur gövdeli ve dışa dönük kenarlı. Mercan kırmızısı, turkuaz ve yeşil renklerde, siyah konturlu. Eseri çevreleyen kalın bordürü stilize süslemeler ile bezeli. Arka kısmı ön yüzdeki tezyinatın devamı niteliğinde dekorlu. Benzer örnekleri Victoria Albert Museum, British Museum, Atina Benaki Museum ve Sadberk Hanım Müzesi gibi dünyanın önde gelen müzelerinde yer alan İznik Çini Sanatı’nın yüksek kıymette müzelik bir örneği ve şaheseridir.

Provenans: Eser, İngiltere Christie’s Müzayede Evi’nin 5.10.2012 tarihli “Arts of Islam” müzayede kataloğunda Lot 797 olarak yer almaktadır.

Literatür: Eser, “Osmanlı Dönemi İznik Çinilerinde Görülen Hayvan Motiflerinin İncelenmesi ve Özgün Uygulamalar, TC. Uşak Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü” isimli yayının 39.sayfasında yer almaktadır.

Referans: Porselencilik Tarihi, 1941 / Hüseyin KOCABAŞ

Iznik / La Poterie en Turquie Ottomane, 1996 / Nurhan Atasoy, Julian Raby

Çap: 31.5 cm.

Detaylar
Lot: 19 » Obje

TURQUERIE 19.YÜZYIL ALTIN ÇERÇEVELİ BAĞA MAHFAZA

“Suleiman the Magnificent & Roxelana”

19.Yüzyıl. Turquerie Sanat Akımı’nın etkisinde bağa (kaplumbağa kabuğu) malzeme kullanılarak oval formda yüksek kenarlı olarak imal edilmiş. Altın çerçeveli. Merkezi üst düzey fırça kalitesinde çalışılmış temsili “Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan” tasvirli. 2 parçadan müteşekkil. Fevkalade kondisyonda. 1721 yılında Osmanlı Elçisi Yirmisekiz Mehmed Çelebi’nin Paris’e gönderilmesi ile Fransa’da başlayan ve öteki Avrupa merkezlerine de yayılan Turquerie Sanat Akımı’nın estetik harikası, yüksek kıymete sahip koleksiyonluk örneğidir.

Ölçüler: 2 x 7 cm.

Kaplumbağa’nın vücudunun üzerinde kemik plakalardan oluşmuş dış iskelet/zırh (bağa) vardır, tırnaksı bir maddedir, ısıyla yumuşatılır ve istenilen forma girer. Açık ve koyu sarı, kahve, kızıl kahverengi, menevişli estetik bir malzemedir. Bağa, kakmacılık ve sedefçilik gibi süsleme sanatlarında kullanılır ve kaplumbağa kabuğundan yapılmış eserlere verilen genel isimdir. Osmanlı İmparatorluğu’nda 17.Yüzyıldan itibaren özellikle kıymetli ve önemli eserlerde kullanılmıştır. Sanatçısı tarafından ısıtılarak pres altında kase, tabak, kutu, fincan zarfı, kaşık, tabaka, tespih gibi eşya yapılır. Koyu renkli ve kalın olanına “Afrika Bağası”, açık renkli ve ince olanına “İtalyan Bağası” denir. Romalıların Mısır’dan getirdiği bu değerli malzeme Osmanlılar tarafından da kullanılmış ve çok rağbet görmüştür. Bağa Avrupa’da Rönesans ve Barok dönemlerinde mobilya bezemesinde sıkça görülmektedir. Özellikle 17.Yüzyıl ortasından 18.Yüzyıl sonlarına kadar Fransa’da çok gözde olan ve giderek Avrupa’ya yayılan ve “Boulle” işi denilen marköteri mobilyalarda, pirinçle birlikte abanoz gibi sert ağaçlar üstüne işlenmiştir. Bağa’dan yapılan eserler ile bağa kullanılarak süslenen eşyalar son derece nadir çıkan kıymetli eserlerdir.

Detaylar
Lot: 20 » Tablo

YAKUP CEM (1949)

"Sultan I.Bayezid Han”

İmzalı. Tuval üzeri yağlıboya. Sanatçı, Yıldırım Bayezid Han’ın küpesini gerçek “inci” kullanarak tasvir etmiştir.

Ölçüler: 36 x 27 cm.

1949 yılında İran’ın Tebriz şehrinde doğdu. Resme olan büyük tutkusu Hacı İslamiyan`ın yanında pekişti. İngiltere’de Oxford, Paris’te Osmanlı’nın Kuruluşunun 700. Yılı etkinlikleri kapsamında, Los Angeles Fullerton’da (California State Art University) ve New York’da sergiler açtı. Hayatta olup da eserleri müzayedelerde satışa sunulan ender sanatçılardan olan Yakup Cem, bir süre Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi`nde öğretim üyeliği de yapmıştır. Sanatçı, son yıllarda çalışmalarını Amerika’da sürdürmektedir.

Detaylar
Lot: 22 » Askeri

OSMANLI 19.YÜZYIL “SULTANİ” PİŞTOV / ESLAH-I RAMİYE

19.Yüzyıl. Osmanlı, Kafkas. Çakmaklı tip. Hicri 1272 tarihli. Mekanizması “Amel-i Ali” usta damgalı, tezyinatı “Amel-i Ömer” sanatçı imzalı. Eslah-ı Ramiye sınıfına giren eser estetik boyutta ve Sultani özelliklerde imal edilmiş. Mekanizması altın kakma, gövdesi gümüş giydirme. Savat tekniği ile “Rûmi” üslubunda stilize dekorlu. Mors dişi dipçiği iri topuz formunda, askı kancalı. Fevkalade kondisyonda. Benzer örnekleri müze koleksiyonlarında yer alan ele geçmesi zor koleksiyonluk eserdir.

Uzunluk: 37 cm.
Ağırlık: 579 gr.

Osmanlı Devleti gerek eski Türk devletlerinden gelen askeri tecrübe ve teçhizat anlayışı gerek askeri teknolojilerin takibi ve gerekse bu teknolojilerin üretimi konusunda dengeyi çok iyi korumuş ve çağın gereksinimlerine ayak uydurmuştur. Askerliğe doğuştan yatkın olan Türklerde silah işlevselliğinin yanında estetiğiyle de ilgi konusudur. Osmanlı silahları biçimlerinin ve üstün niteliklerinin yanı sıra süslemeleriyle de sanat eseri niteliği taşır ve Osmanlı maden, tezhip, kuyumculuk, hat sanatlarının ortak ürünü niteliğindedir. Zengin ve çeşitli içeriğe sahip olan Osmanlı da kullanılan silahları; vurucu silahlar (eslah-i darbe), delici silahlar (eslah-i nafize), kesici silahlar (eslah-i cariha) ve atıcı silahlar (eslah-i ramiye) olarak dört ana bölüme ayırabiliriz. Küçük bir beylikten bir imparatorluk haline gelen Osmanlı Devleti’nin büyümesinde en büyük faktörlerden birisi de kullanmış oldukları silahlar ve silah teknolojilerini iyi takip etmeleri etkili olmuştur. Osmanlılar silahlar konusunda kısa zamanda büyük gelişmelere meç atmışlar ve bu gelişmeleri kısa sürede dünyanın pek çok ülkesine ulaştırmışlardır.

Detaylar
Lot: 24 » Obje

OSMANLI 19.YÜZYIL HIDİV “CHRISTOFLE” TEPSİ

19.Yüzyıl. Osmanlı, Hıdiv. Devasa boyutlarda. Christofle imalat ve garanti damgalı, seri numaralı. Sultan II.Abdülhamid Han (1876-1909) dönemi. Merkezi “Hıdiv Tacı” ve Eski Türkçe (Osmanlıca) istifli hat ile “İbrahim Hilmi” ibareli. Hanedan’ın yüksek zevkini gözler önüne seren kalite ve estetikte stilize floral tezyinatlı, çift kulplu. Kral Louis Philippe ile Orleans Ailesi’nin resmi üreticisi olan ve III.Napolyon'un desteği ile Tuileries Sarayı ve Maximilien Chapultepec Sarayı ile Osmanlı Sarayı’na özel siparişler yapan Christofle’ın özel üretimlerinden. Fevkalade kondisyonda. Hıdiv Hanedanı’na ait olması sebebi ile büyük önem arz eden yüksek kıymette gerçek koleksiyonluk eserdir.

Ölçüler: 60 x 87 cm.

Hıdiv ünvanı, Sultan Abdülaziz zamanında Mısır valilerine verilen ünvandır. Sadrazam hakkında da, hürmet ifadesi olarak kullanılırdı. Hıdiv; Arapça'da büyük vezir, baş vezir, hakim demektir. Mısır valileri, sadaret pâyesini haiz oldukları için, bu unvan verilmiştir. Mısır Hıdivleri protokolde şeyhülislam ve sadrazam ile aynı derecede idi. Aynı toplantıda bulundukları zaman sadrazam ve şeyhülislamdan sonra hıdiv yer alırdı. Hıdiv ünvanı ilk olarak 8 Haziran 1867 yılında Sultan Abdülaziz tarafından, Büyük Fuad Paşa'nın isteği üzerine Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın torunu İsmail Paşa'ya verilmiştir. Mısır vâlileri, İsmâil Paşanın Sultan Abdülazîz Handan aldığı fermâna dayanarak, 1914'e kadar bu ünvânı taşıdılar. Mısır hıdivleri; İsmâil Paşa ile oğlu Tevfik Paşa ve torunu İkinci Abbâs Hilmi Paşa olmak üzere üç kişidir. Hıdiv ünvanı İngilizler tarafından, 19 Aralık 1914 yılında Osmanlılar'dan Mısır'ı almaları sonucunda kaldırılmıştır.

 

Christofle, Kuyumcu Charles Christofle (1805-1863) tarafından 1830 yılında kuruldu. Kral Louis Philippe ile Orleans Ailesi’nin resmi üreticisidir. Lord Elkington ve Comte Henri tarafından da desteklendi ve birçok konuda Fransa’da döneminin tek lisanslı ve patentli firması oldu. İstisnai olarak Paris Opéra Garnier tepesinde heykelleri bulunmaktadır. III.Napolyon'un desteği ile Tuileries Sarayı ve Maximilian Chapultepec Sarayı koleksiyonunu oluşturdu. Ayrıca Osmanlı Sarayı’na “Sultan Abdülaziz ve Sultan II.Abdülhamid” için özel siparişler yapan Christofle sayısız onur madalyası kazanmıştır.

Detaylar
önceki
Sayfaya Git: / 11
sonraki